Sozdar Avesta: 36. yıl Öcalan'a özgürlük yılı olacak

PKK’nin kuruluş yıldönümü dolayısıyla Medya Savunma Alanları'nda düzenlenen bir törende konuşan KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta, 36’ncı mücadele yılının Kürt Halk Önderi Öcalan’a özgürlük yılı olacağını söyledi.  “Artık bu halk İmralı Sistemi ile yaşamayı kabul etmeyecek" dedi. 

PKK’nin 35. Kuruluş yıldönümü gerillanın denetimindeki Medya Savunma Alanları’nda düzenlenen bir törenle kutlandı. Kutlamada bir konuşma yapan KCK Genel Başkanlık Konseyi üyesi Sozdar Avesta PKK’nin 36’ıncı yılının Öcalan’ın ve Kürt halkının özgürlük yılı olacağını söyledi.

Gerillanın denetimindeki alanarda yapılan tören, iki yüz civarında gerillanın yerlerini almasıyla başladı. Askeri törene geçilmeden önce farklı alanlardan gelen gerillalar, yakılan ateşler etrafında bir araya geldi.  Bir yanı karlı dağlara bakan alanda yapılan tören KCK Genel Başkanlık Konseyi üyesi Sozdar Avesta ile PKK Merkez Komite üyeleri Nedim Seven ve Fazıl Botan’ın alana ulaşması ile başladı.

Gerçekleştirilen askeri törenin ardından gerillalara hitaben bir konuşma yapan Sozdar Avesta, PKK’nin 35’inci kuruluş yıldönümünü kutladı. 27 Kasım 1978 tarihini, ‘kutsal gün’, ‘yeniden doğuş’ ve ‘Kürt halkının varlık günü’ olarak ifade eden Avesta, başta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olmak üzere, bu mücadelede emeği olan tüm savaşçılara, bu uğurda yaşamını yitirenlere, özgürlük tutsaklarına, Kürt halkı ve Ortadoğu halklarına bu günü kutladı.

“Bundan 35 yıl önce Kürt halkının varlığının kabul edilmediği ve yok olmakla yüz yüze olduğu bir dönemde, küçük bir grup Rêber Apo öncülüğünde bu mücadeleye başladı ve bizi bugüne getirdi” diyen Avesta, “Rêber Apo’nun 35 yılda büyük bir emeği var. Rêber Apo, ruhunu, yüreğini ve düşüncesini PKK ile bütünleştirdi. PKK bu nedenle bir önderlik partisidir. PKK şehitlerin kanı üzerinden kuruldu. PKK şehitler partisidir” şeklinde konuştu.  

'ORTADOĞU'DA PKK’SİZ SİYASET YÜRÜTÜLEMEZ'

PKK’nin mücadelesi ile Kürdistan’ın dört parçasında elde edilen kazanımlara değinen Avesta, “Bugün Ortadoğu’da PKK’siz, siyaset yürütülemez ve sonuç alınamaz. 35 yıllık mücadele ile özgür Kürt yaratıldı. Kürt halkı bugün özgürlük ve demokrasi mücadelesine öncülük eden bir halk haline geldi” dedi.  

Batı Kürdistan’da yürütülen özgürlük mücadelesini hatırlatan Avesta, burada elde edilen kazanımların da Öcalan önderliğinde 35 yıldır yürütülen mücadelenin sonucu olduğunu söyledi. Avesta,”Tüm dünyanın gözü Rojava üzerine çevrilmiş durumda. Halkımız demokratik özerkliği ve özgürlüğü elde etmeye doğru gidiyor” dedi.

36. yılda Kürt halkının Öcalan’ın esareti ile yaşayamayacağını kaydeden Avesta,  36.yılın görevinin Öcalan ve Kürt halkının özgürlüğü için mücadelenin yükseltilmesi olduğunu kaydetti. “36. yıl Reber Apo’nun özgürlük yılı olacak” diyen Avesta,  bu uğurda “kahramanca şehit düşen” parti meclisi üyesi Hüseyin Mahir ve HPG Askeri Konsey üyesi Reşit Serdar şahsında özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri andı.

Avsta, konuşmasını “Bijî PKK” ve “Bijî Reber Apo” sloganları ile sonlandırdı.  Konuşma ardından, törende yer alan gerillalar alkışlar eşliğinde  “Bijî Serok Apo”, “Be serok jiyan nabe”  sloganları attı. Sozdar Avesta ve PKK Merkez Komite üyelerinin gerillalarla tek tek merhabalaşması ardından, kutlama töreninin gerçekleştiği alanda sanatçı Cewat Merwani ve gerillaların seslendirdiği şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla etkinlik son buldu.

Kutlama ardından KCK Genel Başkanlık Konseyi üyesi Sozdar Avesta, gerillalarla bir toplantı yaptı.

Sozdar Avesta, son iki yüz yılda Kürdistan’da yaşanan gelişmelerle birlikte PKK’nin kuruluşundan bu yana verdiği 35 yıllık mücadeleyi ve bu mücadelenin günümüzde ulaştığı düzeyi değerlendirdi.

Avesta, konuşmasının başında, geçen yıl hayatını kaybeden HPG askeri konsey üyesi Reşit Serdar ve Paris’te 9 Ocak günü katledilen Sakine Cansız (Sara) olmak üzere özgürlük mücadelesinde hayatını kaybedenleri andı.

Genç gerillalara Kürdistan’ın yakın tarihini anlatan Avesta, son 200 yılda gerçekleşen halk isyanları ve ayaklanmalarının çoğunlukla katliamlarla bastırıldığını söyledi. Zorunlu göçe işaret eden Avesta, “Özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve Lozan anlaşması ile Kuzey Kürdistan, resmi olarak inkar edildi. Şark Islahat Planı ile de göç meşrulaştırıldı” dedi.

PKK’NİN TEMELLERİ 73’TE ATILDI

PKK’den önceki Kürt isyanlarını hatırlatan Avesta, “onlara göre Kürdistan’ın üzeri artık betonlanmıştı. Kürtlerin bir daha ayaklanmayacağına ve mücadele yürütemeyeceğine inanmışlardı” diyen Avesta, daha sonra 68 kuşağı gençlik hareketleri ile dünyada esen özgürlük ve sol rüzgarına sözü getirdi.

PKK’nin kuruluş yıllarını anlatan Avesta, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan öncülüğünde, Haki Karer ve Kemal Pir’in de aralarında olduğu küçük bir grubun 1973 Newroz’unda Ankara Çubuk barajında gizli bir şekilde toplandığını ve PKK’nin kuruluşunun temellerinin aslında burada atıldığını söyledi.  Avesta, “Küçük bir grup, yabancı bir ülke, güvenliği olmayan gençler ve az bir bilgi ile ama inanç, cesaret ve kararlaşma ile ifade edilen ilk sözün üzerinden 40 yıl geçti. Aslında PKK 40 yıl önce kuruldu.  Her ne kadar resmi olarak kuruluş tarihi 1978 olsa da, mücadelemiz bundan tam 40 yıl önce başladı” şeklinde konuştu.

'KURULUŞ KARARINI ALMAK İLK KAZANIMDIR'

“İlk savaş ve ilk kazanım, kararlık düzeyine ulaşmaktı” diyerek sözlerini sürdüren Avesta,  “Kürdistan vardır, Kürdistan sömürgedir, Kürdistan dört parçadır, Kürdistan özgürleştirilmelidir” gibi ilk ifadelerin 35 yıllık mücadelenin temel çıkış noktası olduğuna dikkat çekti.

HAKİ KARER VE SAKİNE CANSIZ

Kurucu kadroları arasında yer alan ve 9 Ocak günü Paris’te katledilen Sakine Cansız’a atıfta bulunan Avesta, PKK’de kadın özgürlük çizgisinin başından beri var oluşuna dikkat çekti.

İlk grubun “Apocular” olarak tanındığını hatırlatan Sozdar Avesta, katledilen Haki Karer’in çok bilinçli bir şekilde hedef seçildiğini belirterek, bununla tereddüt ve çelişki yaratarak grubun dağıtılmak istendiğini söyledi. “Eğer Haki Karer hedef alınırsa Reber Apo yalnızlaşacak” düşüncesiyle Karer’in hedef alındığını söyleyen Avesta, bu “şahadet” karşısında grubun doğru bir karar alması halinde mücadelenin yeni bir aşamaya geçeceği kararlaşması sağladığına işaret etti.

“Bu dönemde tarihi kararlar alındı” diyen Avesta, “bu dönemde birçok eylem yapıldı. Şehitlerin intikamı da alındı. Ancak esas büyük eylem, kalıcı bir parti kurmak oldu” ifadesini kullanarak, Karer’in hayatını kaybetmesi ardından henüz ismi belirlenmeyen PKK’nin örgütlenmesi için çalışmaların başlatıldığını kaydetti.

'KADIN ÖZGÜRLÜK ÇİZGİSİ SARA ŞAHSINDA TEMSİLİNİ BULDU'

“PKK’nin 27 Kasım 1978’de Amed’in Lice İlçesi, Fis Köyü’nde 21 yoldaşlarının katılımı ile kuruluş kongresinin yapıldığı hatırlatmasında bulunan Avesta, “Kongreye kuzeydeki arkadaşların tümü katıldı. En dikkat çekici ve anlamlı olan yön ise, iki kadının kuruluş kongresinde hazır bulunmasıydı. Bunlardan biri yoldaş Sara’ydı. Kadının mücadelede nasıl yer alacağı ve kadın özgürlük çizgisi, Sara yoldaşın şahsında temsilini buldu” diye konuştu.

Avesta, “Artık dönüş yoktu, hedef büyüktü ve mücadele buna göre yürütülmeliydi. O dönemde imkanlar azdı. Reber Apo’nun dediği gibi, iğneyle kuyu kazıldı” diyerek, hangi koşullarda mücadelenin bugünlere geldiğini anlattı.

'NEGATİFTEN POZİTİFE GEÇTİK'

“35 yıllık mücadelenin sonucunda negatiften pozitife geçtik, artık ekside değil, artıdayız” şeklinde konuşan Avesta, geçen 35 yıllık savaşın Kürt halkının varlığını ispat etme savaşı olduğunu belirtirken, “varlığını ispat etmek için 35 yıl boyunca mücadele etmenin başka örneği yoktur” ifadelerini kullandı.   

“Bu örgütü Önder Apo şahsında boğmak istediler” diyerek başından beri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik geliştirilen saldırıları ve komploları anlatan Avesta, “Komplo ve direniş birlikte yürüdü. Bu nedenle PKK’de böyle bir diyalektik hep canlı kaldı” diye belirtti.

'6 AYLIK ÖMÜR BİÇMİŞLERDİ'

Bu komploların en büyüğünün 15 Şubat 1999 uluslar arası komplosu olduğunu söyleyen Avesta, Öcalan şahsında bu hareketin tasfiye edilmek istendiğini kaydetti. O dönemde kimsenin Öcalan’ın esareti ardından hareketin gücünü arttırarak bu mücadeleyi yürüteceğine inanmadığını hatırlatan Avesta, “bu harekete altı aylık ömür biçilmişti” dedi.  

Bugün ulaşılan düzeyi ifade ederken, Öcalan’ın kapitalist moderniteye karşı demokratik modernite paradigmasını geliştirdiğini belirten Avesta, Öcalan’ın sürekli değişim ve dönüşümü esas aldığını vurguladı.

“PKK çözümdür, PKK tutumdur, PKK adeta yokluktan yaratmak ve geliştirmektir” diyen Avesta, "Nasıl ki Haki Karer’in şahadeti ile PKK’nin ilk manifestosu yazıldıysa, Viyan ve Nuda arkadaşların şehadetleri üzerine PKK’nin yeni özgürlük manifestosu pratikte ortaya konuldu” diye kaydetti.

Avesta, Öcalan’ın yeni paradigmasının “kadının özgürlük mücadelesi” olduğunu ve “Kadın özgür olmadan toplum özgür olamaz”ın ifadesi olduğunu dile getirdi.

Toplantıda Paris’te 9 Ocak günü gerçekleşen katliama da değinen Sozdar Avesta, bu katliamın Öcalan ile görüşmelerin yapıldığı bir sırada gerçekleştiğine dikkat çekti. Haki Karer’in hayatını kaybettiği saldırı ile Sakine Cansız’ın hayatını kaybettiği saldırı arasında paralellik kuran Avesta, Paris’teki saldırıyla da bir mesaj verilmek istendiğini söyledi. Avesta, geçen bir yılda verdikleri mücadele ile bu saldırıyı da boşa çıkardıklarına vurgu yaptı.

Batı Kürdistan’daki kazanımların da 40 yıldır yürütülen PKK mücadelesinin ürünü olduğuna işaret eden Avesta, “Rojava devrimi sadece Batı Kürdistan’ın değildir. Batı Kürdistan’daki devrim, tüm Kürtlerin devrimidir. Reber Apo’nun emeğinin başarısı ve militanların devrimidir” diye konuştu.

Avesta konuşmasında Doğu Kürdistan’da yaşanan gelişmeleri ve İran’ın baskı politikalarını ve gerçekleştirdiği idamları değerlendirdikten sonra 2014 yılı hedeflerine yönelik mesajlar verdi.

'36. YILDA ÖNDERLİĞİ ÖZGÜRLEŞTİRELİM'

“2014 yılının büyük kazanılması için, bizi geriletebilecek hiçbir engel yok” diyen Avesta, PKK’nin artık “olgun” bir hareket olduğunu, her açıdan örgütlenme ve demokratik toplum inşasını gerçekleştirecek güçte olduğunu kaydetti.

PKK’nin 35. Kuruluş yıldönümünde Ortadoğu’da dikkatleri en fazla çeken ve kadın özgürlük çizgisi ile örnek bir hareket olduğunu söyleyen Avesta,  “PKK’nin her iki cinsin özgürlüğünü ve eşitliğini esas aldığını vurguladı.

PKK’nin 11. Kongresinin  35 yıllık kazanımlar üzerinden gerçekleştiğini belirten Avesta, bu kongrede Öcalan’ın özgürlüğü için önemli kararlar alındığını ifade etti.

Avesta konuşmasını  “Artık bu halk İmralı Sistemi ile yaşamayı kabul etmeyecek.  Reber Apo’nun esareti ile yaşamı kabul etmeyeceğiz” sözleriyle tamamladı.